Kat Maliki Rehberi
Müteahhit Daireleri Şimdiden Satıyor: Tapunuz Güvende mi? (2026)
Üçüncü kişinin haczi sizin hissenize uzanır mı? Satış vaadi sözleşmesi, kat irtifakındaki şerhler ve aşamalı hisse devrinin koruması.
Hızlı Cevap
Müteahhidin inşaat sürerken daire satması normaldir; sözleşmeyle kendi payına düşen bağımsız bölümleri satarak projeyi finanse eder. Sizin payınıza düşen daireler onun tasarrufunda değildir ve onları satamaz. Buradaki gerçek risk satışın kendisi değil, hisse devrinin takvimidir. Sözleşme imzalanır imzalanmaz bütün arsa hissenizi devrederseniz, o pay tapuda müteahhidin adına geçer ve onun alacaklıları açısından onun malvarlığı gibi görünür. Aşamalı devir, yani imalat seviyesine bağlı olarak parça parça yapılan hisse devri, kat malikinin en güçlü korumasıdır. Kat irtifakı kurulduktan sonra hangi bağımsız bölümün kime ait olduğu tapuda ayrışır; e-Devlet üzerinden kendi tapunuzu düzenli kontrol etmek şerh, haciz ve ipotekleri erken yakalamanızı sağlar. Tapu ve icra hukuku kişiye özeldir; kaydınızda beklemediğiniz bir kayıt görürseniz genel bilgiyle yetinmeyin, avukatınıza danışın.
Vakit yoksa, bilmeniz gereken 5 şey
- Müteahhidin kendi payındaki daireleri satması normaldir; sizin payınızdakileri satamaz.
- Asıl risk satış değil, hisse devrinin takvimi. Baştan toptan devir, en zayıf noktanız.
- Aşamalı devir (imalat seviyesine bağlı) kat malikinin en güçlü koruma aracıdır.
- Müteahhidin borcu için haciz, kural olarak onun adına kayıtlı paylara gelir; devrettiğiniz pay bu tabloya girer.
- Tapunuzu e-Devlet'ten düzenli kontrol edin; şerh ve ipotekleri erken görmek her şeyi değiştirir.
Bir sabah bir tabela görüyorsunuz: henüz kalıp sökülmemiş, sıva yok, ama şantiye çitinde "satılık daire" yazıyor. Ya da bir komşunuz "bizim blokta 5 numarayı bir aile aldı" diyor. Aklınıza gelen ilk soru da hep aynı oluyor: peki benim dairem güvende mi? Müteahhit daha bina bitmeden nasıl satış yapıyor, sattığı daire benimki olabilir mi, onun borcu bana yansır mı?
Bu yazıyı kat maliki gözünden yazıyorum. Aynı konunun müteahhit tarafındaki teknik anlatımı için hisse devri ve kat irtifakı rehberimiz var; burada odağımız sizin tapunuz, sizin hisseniz ve sizin korunmanız. Baştan söyleyeyim: müteahhidin daire satması kural olarak kötü bir işaret değil. Kötü olan, ne sattığını sizin bilmemeniz.
Müteahhit tam olarak neyi satabilir?
Kentsel dönüşüm sözleşmesinin kalbi paylaşımdır. Siz arsa payınızı verirsiniz, müteahhit binayı yapar ve karşılığında binadaki bağımsız bölümlerin bir kısmı ona kalır. İşte müteahhidin satabileceği şey budur: sözleşme gereği kendi payına düşen bağımsız bölümler.
Bunu satması hem yasaldır hem de zaten işin doğal parçasıdır. İnşaat pahalı bir iştir; müteahhit demiri, betonu ve işçiliği finanse etmek için kendi payındaki daireleri maketten ya da kaba inşaat aşamasında satar, gelen parayla imalatı sürdürür. Sektörde bu o kadar olağan ki, tersini yapan yani her şeyi öz kaynakla bitirip sonra satan firma azınlıktadır. Yani şantiyede "satılık" tabelası görmek tek başına bir alarm sebebi değil.
Satamayacağı şey ise net: sizin payınıza düşen daireler. Sözleşmede size hangi bağımsız bölümlerin verileceği yazılıysa, o bölümler müteahhidin tasarrufunda değildir. Onları üçüncü kişiye satamaz, ipotek veremez, teminat gösteremez.
Ama burada uygulamada sıkıntı çıkaran bir boşluk var. Kağıt üzerindeki bu ayrım, tapuda görünmüyorsa pratikte kırılgandır. Kat irtifakı kurulmadan önce ortada henüz numaralanmış daire yoktur; sadece arsa payları vardır. O aşamada "3. kat 7 numara benim" demek, yalnızca sözleşme metnine dayanan bir iddiadır. Bu yüzden sözleşmenizde paylaşımın hangi bağımsız bölüm numarasıyla, hangi kat ve cephe bilgisiyle tarif edildiği hayati önemdedir. Sözleşmede bulunması gereken maddeler için kentsel dönüşüm sözleşmesinin 7 kritik maddesi yazımıza mutlaka bakın.
Bir de şu ayrımı aklınızda tutun: müteahhidin daire satması ayrı şey, sizin kendi dairenizi süreç içinde satmanız ayrı şey. İkincisini düşünüyorsanız dönüşüm sürecindeki daireyi satmak ve almak yazımız tam size göre; orada alıcı ve satıcı açısından farklı bir tablo var.
Tapunuzu okumayı öğrenin: arsa payı, kat irtifakı, bağımsız bölüm
Kat malikinin en büyük dezavantajı korkusu değil, tapusunu okuyamaması. Oysa üç kavramı anladığınızda tablo netleşiyor.
Arsa payı, arsanın tamamı içindeki oranınızdır. Eski binanız yıkıldığında ortada bina kalmaz, elinizde kalan şey bu paydır. Yeni binada size ne düşeceğinin temeli de budur. Bağımsız bölüm, yeni binadaki numaralanmış birim yani daireniz ya da dükkanınızdır. Kat irtifakı ise henüz bina bitmeden, proje üzerinden kurulan mülkiyet düzenidir: hangi arsa payının hangi bağımsız bölüme karşılık geldiği kayda geçer.
Kat irtifakının kurulduğu an, kat maliki açısından sürecin en önemli eşiklerinden biridir. Çünkü o ana kadar herkes ortak bir arsa üzerinde paydaşken, kat irtifakı ile birlikte hangi bağımsız bölümün kime ait olduğu tapuda ayrışır. Artık "benim dairem" sadece sözleşme cümlesi değil, tapu kaydında karşılığı olan bir şeydir. Kat irtifakı ile kat mülkiyeti arasındaki farkı kat irtifakı ve kat mülkiyeti farkı yazımızda, bina bitince yapılan geçişi ise kat irtifakından kat mülkiyetine geçiş yazımızda ayrıntısıyla anlattık.
Peki siz ne yapacaksınız? Basit ama çoğu kişinin yapmadığı bir şey: tapunuzu düzenli kontrol etmek. e-Devlet üzerinden tapu bilgilerinizi görüntüleyebilir, üzerinizdeki taşınmazları ve kayıttaki durumu okuyabilirsiniz. Kentsel dönüşüm süreci boyunca bunu ayda bir kez yapmayı alışkanlık haline getirin. Beş dakika sürer ve size şunları söyler:
- Hissenizin ne kadarı hâlâ sizin adınıza duruyor.
- Kat irtifakı kuruldu mu, kurulduysa hangi bağımsız bölüm sizde.
- Kayıtta beklemediğiniz bir şerh, ipotek veya haciz var mı.
Üçüncü madde en kritiği. Sahada gördüğüm en acı hikayeler, kayda düşen bir işlemin aylar sonra fark edildiği hikayelerdir. Erken görmek, çözüm seçeneklerinizi çoğaltır.
En kritik konu: hisse devri takvimi
Şimdi işin can damarına geldik. Bu yazıdan tek bir şey hatırlayacaksanız, şunu hatırlayın: riskin kaynağı satış değil, devir takvimidir.
Müteahhidin projeyi yürütebilmesi için arsa üzerinde bir hakka ihtiyacı var; kredi kullanacak, kat irtifakı kuracak, kendi payındaki daireleri satacak. Bu yüzden sözleşmelerde maliklerin arsa hissesinin bir kısmını müteahhide devretmesi öngörülür. Sorun, ne kadarının ve ne zamandevredileceğidir.
Kötü senaryo şu: sözleşme imzalanır imzalanmaz, henüz tek bir kazma vurulmamışken malikler hisselerinin tamamını müteahhide devreder. O andan itibaren tapuda o pay artık müteahhidin adınadır. Hukuken bu, sizin elinizdeki en büyük kozu masaya bırakmanız demektir. Müteahhit devraldığı pay üzerinde işlem yapabilir hale gelir; alacaklıları da o payı onun malvarlığı olarak görür. İşler yolunda giderse kimse fark etmez. İşler bozulursa, o payı geri almak uzun ve yıpratıcı bir hukuk sürecine döner.
İyi senaryo ise aşamalı devir. Yani hisse, tek seferde değil, imalat seviyesine bağlı dilimler halinde devredilir. Sahada en sık görülen kurgu şuna benzer:
- Ruhsat alındığında ilk dilim devredilir; müteahhit projeye başlayabilecek kadar hak elde eder.
- Taşıyıcı sistem (kaba inşaat) bittiğinde ikinci dilim devredilir.
- İnce imalat belli bir seviyeye geldiğinde üçüncü dilim devredilir.
- İskan alındığında son dilim devredilir ve iş kapanır.
Dilim sayısı ve oranları pazarlığa göre değişir; standart bir formül yok. Ama mantık hep aynı: müteahhit ilerledikçe hak kazanır. İşi yarıda bırakırsa, elinde sadece o noktaya kadar hak ettiği pay kalır; geri kalanı hâlâ sizin adınızdadır. Bu tek madde, dönüşüm sözleşmesindeki en değerli koruma maddelerinden biridir ve teminatlarla birlikte düşünülmelidir. Teminat türleri için kentsel dönüşümde müteahhit teminatı yazımıza bakın.
Bir uyarı: aşamalı devir müteahhidin işini zorlaştırır, bunu bilin. Bazı firmalar "banka kredi vermiyor, tapuların tamamı gerekiyor" diyecek. Bu itiraz her zaman kötü niyet değildir, finansman gerçekten devir yapısına bağlı olabilir. Ama pazarlığı burada bitirmeyin; devir dilimlerinin ölçüsünü, teminatı ve geri dönüş şartlarını konuşun. Çözüm "hepsini vermek" değil, dengeyi doğru kurmaktır.
Müteahhidin borcu ve haciz: nereye kadar uzanır?
Kat maliklerinin en çok korktuğu senaryo bu: "müteahhit bankaya borçlu kalırsa benim daireme haciz gelir mi?" Konuyu olabildiğince sade ama abartısız anlatayım.
Kural olarak alacaklı, borçlunun malvarlığına gider. Müteahhidin bankası, taşeronu veya malzeme tedarikçisi alacağını tahsil etmek için icra yoluna başvurduğunda hedef, müteahhidin kendi adına kayıtlı mal ve haklarıdır. Sizin adınıza duran, henüz devretmediğiniz hisse kural olarak onun borcunun teminatı değildir. Yani "siz de aynı parseldesiniz diye" otomatik olarak sizin payınıza el konmaz.
Ama tabloyu bozan iki durum var. Birincisi devrettiğiniz paylar: tapuda artık müteahhidin adına duran hisse, onun malvarlığı görünümündedir ve alacaklılar oraya yönelebilir. Erken ve toptan devrin neden riskli olduğunu bir kez daha görüyorsunuz. İkincisi, sizin kendi rızanızla verdiğiniz haklar: sözleşmeyle ya da vekaletnameyle müteahhide arsa üzerinde ipotek kurma yetkisi verdiyseniz, o ipotek sizin payınızı da kapsıyor olabilir. Bu yüzden müteahhide verilen vekaletnamenin kapsamı, dönüşüm sürecinde imzaladığınız en tehlikeli belgedir. Sınırsız vekaletname, farkında olmadan "benim adıma her şeyi yapabilirsin" demektir.
Peki tapuda beklemediğiniz bir kayıt görürseniz ne yapmalısınız? Sıra şu:
- Kaydın tam dökümünü alın. Şerh mi, ipotek mi, haciz mi; hangi hisseye, hangi bağımsız bölüme işlenmiş, hangi tarihte, kimin lehine. Bunlar birbirinden çok farklı şeylerdir ve sonuçları da farklıdır.
- Sözleşmenizi ve vekaletnamenizi açın. Müteahhide bu işlemi yapma yetkisi verilmiş mi? Verilmişse sınırı ne?
- Diğer maliklerle temasa geçin. Aynı işlem büyük ihtimalle hepinizin kaydına yansımıştır; ortak hareket etmek hem maliyeti hem zamanı düşürür.
- Avukata gidin, hem de hızlı. İcra ve tapu hukukunda itiraz ve dava süreleri vardır; beklemek seçenekleri daraltır.
Burada kesin bir sonuç vaadi vermek dürüstlük olmaz. Aynı görünen iki olay, tapu kaydının ayrıntısı ve sözleşme metni yüzünden bambaşka bitebilir. Bu yazının işi sizi doğru soruyu sorar hale getirmek; cevabı dosyanıza bakan avukat verecek. En kötü ihtimal olan iflas senaryosunu ise müteahhit iflas ederse kat maliki rehberi yazımızda ayrı ayrı ele aldık.
Satış vaadiyle daire alan üçüncü kişiler kim, size ne olur?
Müteahhit maketten daire sattığında alıcıya hemen tapu veremez; ortada henüz bitmiş bir bağımsız bölüm yoktur. Bunun yerine genelde noterde düzenlenen bir satış vaadi sözleşmesi yapılır. Bu sözleşme, bina bitip mülkiyet doğduğunda tapunun alıcıya devredileceğini taahhüt eder. Alıcı isterse bunu tapu kaydına şerh ettirebilir; şerh, o bağımsız bölüm üzerinde bir hak iddiası olduğunu üçüncü kişilere duyurur.
Kat maliki olarak sizin açınızdan üç sonucu var.
Birincisi, tapuda yeni isimler ve şerhler görürsünüz. Bu tek başına kötü değil; müteahhidin kendi payını sattığının doğal görüntüsüdür. Kontrol etmeniz gereken şey, şerhin müteahhidin payına mı yoksa size ait bağımsız bölüme mi işlendiğidir. İkincisine denk gelirseniz o iş acildir.
İkincisi, bu alıcılar süreçte taraf gibi davranmaya başlar. Parasını ödemiş, teslim tarihi beklemektedir. Şantiye durduğunda ilk telefon eden onlar olur, WhatsApp gruplarına dahil olmak isterler, hatta kimi zaman maliklerden daha sesli çıkarlar. Hukuken sizinle aynı konumda değillerdir — siz arsa sahibisiniz, onlar müteahhitten satın alan kişiler — ama pratikte aynı binanın müstakbel sakinleridir.
Üçüncüsü ve en zoru: iş bozulursa aynı masaya oturursunuz. Müteahhit çekilirse ya da iflas ederse, o alıcılar da mağdurdur ve haklarını aramaya başlarlar. Sosyal olarak çok zor bir tablo çıkar: karşınızda kötü niyetli biri değil, sizin gibi mağdur olmuş, birikimini vermiş bir aile vardır. Onların hak iddiası ile sizin mülkiyet hakkınız aynı taşınmaz üzerinde çakışır. Bu durumun çözümü de hukuki ve dosyaya özeldir.
Bu ihtimali azaltmanın en etkili yolu, işi baştan doğru firmayla kurmaktır. Firmanın ödeme dengesini, bitirdiği iş sayısını ve finansal yapısını okumak için müteahhidin mali gücü nasıl anlaşılır yazımızdaki kontrol listesini kullanın. Erken satış baskısı bazen sağlıklı finansmanın değil, nakit sıkışıklığının işaretidir.
Kendinizi nasıl korursunuz?
Şimdi somut korunma araçlarına gelelim. Bunların hepsi sözleşme imzalanmadan önce konuşulursa işe yarar; sonrasında pazarlık gücünüz ciddi biçimde düşer.
Aşamalı devir maddesi. En önemlisi bu. Hisse devrinin imalat seviyesine bağlanması, dilimlerin ve her dilim için aranacak somut şartların yazılması. "İnşaat ilerledikçe devir yapılır" gibi muğlak bir cümle yetmez; hangi aşamada hangi oranın devredileceği net olmalı.
İpotek ve şerh sınırı. Sözleşmeye, müteahhidin sizin payınız üzerinde ipotek kuramayacağına, teminat gösteremeyeceğine ve satış vaadi veremeyeceğine dair açık bir madde koydurun. Kendi payı üzerinde ne yaptığı onun bileceği iştir; sizin payınıza dokunulmaması ayrıca yazılmalı.
Vekaletnamenin kapsamını daraltın. Sınırsız yetki içeren vekaletname vermeyin. Sadece süreç için gerekli işlemleri kapsayan, ipotek ve satış yetkisi konusunda net sınırı olan bir metin için avukatınızla çalışın. Hangi belgeyi neden imzaladığınızı bilmek için malik hangi belgeleri imzalar yazımız iyi bir kontrol listesidir.
Teminat isteyin. Aşamalı devir tek başına yeterli olmayabilir; teminat, gecikme cezası ve fesih şartlarıyla birlikte bir paket olarak düşünülmeli.
Düzenli tapu kontrolü. Ayda bir e-Devlet kontrolü, size bir şey olduğunu ilk gün öğretir. Malik grubu kurduysanız bu görevi bir kişiye verin ve sonucu gruba yazsın; herkesin ayrı ayrı unutmasından iyidir.
Alıcılara karşı şeffaflık talebi. Müteahhitten, kendi payındaki daireleri satarken projenin gerçek durumunu alıcılara doğru yansıtmasını isteyin. Bu hem etik bir talep hem de sizi korur: gerçekçi olmayan teslim tarihiyle satılan daireler, ileride sizin de içinde olduğunuz bir gerginliğe dönüşür.
Avukat kontrolü. Sözleşmeyi imzalamadan önce mutlaka bir avukata okutun. Malikler masrafı bölüştürdüğünde kişi başına düşen tutar küçülür ve bu, bütün süreçteki en yüksek getirili harcamadır.
Ne zaman alarm zilleri çalar?
Bitirmeden önce, sahada tekrar tekrar gördüğüm kırmızı bayrakları toplayayım. Tek başına her biri kesin sonuç değil, ama birkaçı bir aradaysa durun ve profesyonel görüş alın.
- Sözleşme imzasıyla birlikte hissenin tamamının istenmesi ve aşamalı devir teklifinin peşinen reddedilmesi.
- Vekaletnamede sınırsız yetki ısrarı, özellikle ipotek ve satış yetkisi konusunda "standart metin bu" denmesi.
- Sözleşmede size düşecek bağımsız bölümlerin numara, kat ve cephe olarak yazılmaması; "sonra belirlenir" ifadesi.
- Tapunuzda bilginiz dışında oluşmuş şerh, ipotek veya haciz görülmesi.
- İmalat neredeyse hiç ilerlemediği halde satışın çok agresif sürmesi ve şantiyede iş temposunun düşük olması.
- Taşeron ve tedarikçi ödemelerinin aksadığına dair şantiye dedikoduları; işçi değişiminin hızlanması.
- Sorularınıza yazılı cevap verilmemesi, her şeyin "merak etmeyin abi" ile geçiştirilmesi.
- Kat irtifakı kurulması gerektiği halde sürekli ertelenmesi ve gerekçesinin net anlatılmaması.
Bu tabloya benzer sinyalleri daha geniş bir çerçevede kentsel dönüşümde dolandırıcılık ve kırmızı bayraklar yazımızda topladık; sözleşme öncesi bir kez okumanızı öneririm.
Özet
Toparlayayım. Müteahhidin bina bitmeden daire satması normaldir ve genelde projeyi finanse etme yöntemidir; satabileceği şey sözleşme gereği kendi payına düşen bağımsız bölümlerdir, sizinkiler değil. Gerçek risk satışın kendisinde değil, hisse devrinin takviminde saklı: baştan toptan devir sizi savunmasız bırakır, imalat seviyesine bağlı aşamalı devir ise elinizdeki en güçlü korumadır. Müteahhidin borcu için haciz kural olarak onun adına kayıtlı paylara yönelir; ama devrettiğiniz paylar ve verdiğiniz geniş yetkiler bu tabloyu değiştirebilir. Satış vaadiyle daire alan üçüncü kişiler süreçte taraf gibi davranır ve iş bozulursa sizinle aynı masaya oturur. Korunmanın yolu basit araçlardan geçiyor: aşamalı devir maddesi, ipotek ve şerh sınırı, dar kapsamlı vekaletname, teminat, düzenli e-Devlet tapu kontrolü ve imzadan önce avukat.
Son ve önemli not: bu yazı genel bilgilendirme amaçlıdır, hukuki görüş değildir. Tapu ve icra hukuku son derece teknik ve kişiye özeldir; aynı görünen iki olay, tapu kaydının ayrıntısı ve sözleşme metni yüzünden farklı sonuçlanabilir. Tapunuzda beklemediğiniz bir kayıt gördüyseniz ya da devir konusunda karar aşamasındaysanız, genel bilgiyle yetinmeyin; mutlaka bir avukata kendi dosyanızla başvurun. Süreye bağlı haklar söz konusu olabilir ve erken hareket etmek her zaman lehinizedir.
İlgili rehberler:
Sıkça Sorulan Sorular
›Müteahhit inşaat bitmeden daire satabilir mi?
Sözleşme gereği kendi payına düşen bağımsız bölümler için evet, bu normaldir ve yaygındır. Müteahhit projeyi genelde kendi payındaki daireleri erkenden satarak finanse eder; maketten satış sektörün olağan çalışma biçimidir. Sizin payınıza düşen daireler ise onun tasarrufunda değildir ve onları satamaz. Kritik olan nokta şudur: müteahhit ancak tapuda kendi adına geçmiş ya da sözleşmeyle kendisine tahsis edilmiş bölümler üzerinde işlem yapabilir. Bu yüzden hangi bağımsız bölümün kime ait olduğunun sözleşmede ve kat irtifakı listesinde net yazılı olması gerekir.
›Müteahhide haciz gelirse benim dairem de haczedilir mi?
Kural olarak alacaklılar borçlunun kendi malvarlığına yönelir; yani müteahhidin adına kayıtlı paylara. Sizin adınıza duran, henüz devretmediğiniz hisse kural olarak onun borcunun teminatı değildir. Ancak tabloyu bozan şey erken devirdir: sözleşme imzalanır imzalanmaz bütün hissenizi müteahhide devrettiyseniz, o pay artık tapuda onun adınadır ve alacaklıları açısından onun malvarlığı gibi görünür. Sonuç her olayda tapu kaydına, devrin kapsamına ve sözleşmenin içeriğine göre değişir; haciz veya şerh gördüğünüz anda vakit kaybetmeden avukata gidin.
›Satış vaadi sözleşmesi nedir, beni bağlar mı?
Satış vaadi, müteahhit ile daireyi satın alan üçüncü kişi arasında noterde düzenlenen ve ileride tapu devri yapılmasını taahhüt eden bir sözleşmedir. Taraf değilseniz sizi doğrudan taraf olarak bağlamaz. Ama tapuya şerh edilmişse kayıtta görünür ve o bağımsız bölüm üzerinde bir hak iddiası olduğunu herkese duyurur. Proje aksarsa bu alıcılar da mağdur olur ve çoğu zaman sizinle aynı masaya oturur. Bu yüzden tapu kaydınızdaki şerhleri düzenli okumak, sürecin sessiz ama en önemli kontrolüdür.
›Tapumda beklemediğim bir şerh gördüm, ne yapmalıyım?
Önce paniğe kapılmadan şerhin türünü ve hangi bağımsız bölüme veya hangi hisseye işlendiğini öğrenin; tapu müdürlüğünden kaydın tam dökümünü isteyin. Sonra sözleşmenizi açın: müteahhide ipotek kurma, satış vaadi verme veya devir yetkisi tanınmış mı, tanınmışsa hangi sınırla. Üçüncü adım avukat. Şerh, haciz ve ipotek konularında internetten okuduğunuz genel bilgi yeterli olmaz; sonuç kaydın ayrıntısına göre değişir ve süreye bağlı hak kayıpları olabilir.
İlgili araçlar & hesaplayıcılar
Binanız için firma mı arıyorsunuz?
Ücretsiz başvurunuzu bırakın; bölgenizde kentsel dönüşüm yapan anlaşmalı inşaat firmalarıyla eşleştiğinde size dönüş yapılır. Bağlayıcılık yok, karar her zaman sizin.
İlgili yazılar
Hukuk
Hisse Devri ve Kat İrtifakı — Müteahhit Aldığı Daireyi Ne Zaman Satabilir?
Müteahhit payındaki daireleri tapuda ne zaman devralır, ne zaman satabilir? Kat irtifakı–kat mülkiyeti farkı ve aşamalı hisse devrinin mantığı.
Devamını oku
Hukuk
Kentsel Dönüşümde Müteahhit Teminatı 2026 — Teminat Mektubu, İpotek, Aşamalı Devir
Müteahhitten teminat almak zorunlu değil ama yaygın bir güvencedir. Banka teminat mektubu, ipotek, kefalet ve aşamalı tapu devri en sık kullanılan araçlardır. Tutar projeye göre belirlenir; teminat koşulları sözleşmede açıkça yazılmalı.
Devamını oku
Hukuk
Müteahhit İflas Ederse Ne Olur? — Kat Maliki Kurtarma Rehberi 2026
Müteahhit firma iflas ederse kentsel dönüşüm projesi nasıl kurtulur? 4 senaryoya göre yol haritası, Yarısı Bizden hibe koruma, yeni müteahhit transferi, sözleşmede iflas maddesi.
Devamını oku