Kat Maliki Rehberi

Tapu Tahsis Belgesi ve Gecekondu Bölgelerinde Kentsel Dönüşüm (2026)

Elinizde tapu değil tapu tahsis belgesi varsa dönüşümde nerede duruyorsunuz? 2981 sayılı kanun kapsamındaki tahsis belgesinin hukuki değeri, tapuya dönüştürme yolu, hazine ve belediye arazisindeki yapılar, ecrimisil borcu ve bu bölgelerde müteahhitle anlaşmanın farkı. Gecekondu bölgesi maliki için 2026 rehberi.

Yazan: İnşaatpanel Editör Ekibi19 Temmuz 202612 dk okuma

Hızlı Cevap

Tapu tahsis belgesi tapu değildir. 2981 sayılı İmar Affı kanunu kapsamında verilen bu belge, kişinin hak sahibi olduğunu gösterir; yerleşik uygulamada mülkiyet hakkı değil, ileride tapu istenebilecek kişisel bir hak sağlar. Belge elinizdeyken arsanın maliki hâlâ hazine, belediye ya da ilgili idaredir. Kentsel dönüşümde malik sıfatıyla oy kullanmak, kat karşılığı sözleşme imzalamak ve pay almak için belgenin tapuya dönüştürülmüş olması gerekir. Dönüştürme yolu idareye başvurup arsa bedelini genellikle taksitle ödemekten geçer; imar planında yol ya da yeşil alanda kalan yerlerde bu mümkün olmayabilir. Tapusuz alanlarda dönüşüm çoğu zaman riskli yapı yoluyla değil, riskli alan veya rezerv alan ilanı ve idare projeleriyle yürür; hak sahipliği tespiti yapılır ve sonuç genelde borçlanma karşılığı konut olur. Bu yüzden ilk iş, elinizdeki belgenin tam olarak ne olduğunu tapu müdürlüğünden teyit etmektir.

Vakit yoksa, bilmeniz gereken 4 şey

  • Tapu tahsis belgesi tapu değildir. Hak sahipliğini gösterir, mülkiyeti değil.
  • Önce elinizdeki kağıdı teşhis edin: tapu senedi mi, tahsis belgesi mi, yapı kayıt belgesi mi, hiçbiri mi?
  • Tapuya dönüşüm yolu idareye başvuru ve arsa bedelinin taksitle ödenmesi. Her dosyada mümkün olmayabilir.
  • Tapunuz çıkmadan müteahhitle sözleşme ve vekaletname yok. Önce mülkiyet, sonra pazarlık.

Bu konuyu konuşurken en çok duyduğum cümle şu: "Bende tapu var abi, işte belediyeden aldık." Sonra çekmeceden çıkan kağıda bakıyoruz, üstünde "tapu tahsis belgesi" yazıyor. Aynı şey değil. Otuz yıldır o evde oturan, elektriğini suyunu bağlatmış, vergisini ödemiş bir insana bunu söylemek kolay değil ama söylemek zorundayız: o belge sizi taşınmazın maliki yapmıyor.

Bu yazıda size umut satmayacağım. Tapu tahsis belgesinin hukuken ne olduğunu, elinizdeki kağıdın hangisi olduğunu nasıl teşhis edeceğinizi, tapuya dönüştürmenin yolunu, hazine ya da belediye arazisindeki yapının durumunu, bu bölgelerde dönüşümün nasıl yürüdüğünü ve müteahhitle konuşurken neye dikkat etmeniz gerektiğini sırayla anlatacağım. Rakam vermeyeceğim, çünkü rakamı sadece idare söyler ve her dosyada başkadır.

Tapu tahsis belgesi tapu değildir: peki nedir?

Tapu tahsis belgesi, 2981 sayılı İmar Affı kanunu kapsamında yapılan başvurular üzerine idarenin düzenlediği bir belgedir. Amacı şuydu: yıllarca gecekondu bölgelerinde oturmuş, yapısını kendi imkanıyla yapmış insanların durumunu kayıt altına almak ve ileride bu yerleri tapulu hale getirmek. Belge size "bu yerde hak sahibisiniz, sıraya girdiniz" der. Ama tapu vermez.

Aradaki fark teknik bir ayrıntı değil, her şeyi belirleyen fark. Yerleşik uygulamada tapu tahsis belgesinin sahibine sağladığı şey kişisel bir haktır; yani belirli şartlar yerine getirildiğinde idareden tapu verilmesini isteyebilme hakkı. Tapu senedi ise ayni haktır; yani doğrudan mülkiyet, herkese karşı ileri sürülebilen, satılabilen, ipotek edilebilen, mirasla geçen bir hak. Belge tapuya dönüşene kadar taşınmazın maliki hâlâ hazine, belediye ya da ilgili idaredir.

Bunun kentsel dönüşümdeki pratik karşılığı çok net. Dönüşüm kararları arsa payı üzerinden ve malikler tarafından alınır. Tapunuz yoksa arsa payınız yoktur; arsa payınız yoksa toplantıda oy kullanamazsınız, kat karşılığı sözleşmenin arsa sahibi tarafı olamazsınız ve dağıtılacak bağımsız bölümlerden malik sıfatıyla pay isteyemezsiniz. Ne kadar yıldır orada oturduğunuz, yaptığınız masraflar, ödediğiniz faturalar bu tabloyu tek başına değiştirmiyor. Arsa payının dönüşümdeki belirleyici rolünü arsa payı değerleme yazımızda ayrıntısıyla anlattım; oradaki mantığın tamamı "tapulu olmak" varsayımı üzerine kurulu.

Bir uyarı daha: tapu tahsis belgesinin el değiştirmesi de ayrı bir sorun alanı. Bu belgeler yıllar içinde sokak arasında satılmış, devredilmiş, harici senetlerle el değiştirmiş. Elinizdeki belge sizin adınıza düzenlenmemişse ve siz onu sonradan devraldıysanız, hak sahipliği tartışması iyice karmaşıklaşır. Böyle bir dosyada avukatsız ilerlemenizi kimseye önermem.

Elinizdeki belge hangisi? Dördünün farkı

İlk iş teşhis. İnsanlar farklı kağıtlara aynı ismi veriyor ve bu yüzden yanlış beklentiyle yola çıkıyor. Sahada dört ihtimalle karşılaşıyoruz.

1. Tapu senedi

Gerçek olan bu. Üzerinde ada, parsel, pay oranı ve malik adı yazar; kaydı tapu müdürlüğündeki sicilde durur. e-Devlet üzerinden "Tapu Bilgileri" sorgusu yaptığınızda taşınmaz karşınıza çıkıyorsa maliksiniz demektir. Kentsel dönüşümde tam yetkili taraf sizsiniz: oy kullanırsınız, sözleşme imzalarsınız, pay alırsınız.

2. Tapu tahsis belgesi

2981 sayılı kanun kapsamında verilmiş, hak sahipliğini gösteren belge. Üzerinde genelde belediyenin ya da ilgili idarenin adı, dosya numarası ve yapının bulunduğu yer yazar. Sicilde mülkiyet olarak görünmez. e-Devlet tapu sorgusunda taşınmaz karşınıza çıkmaz. Dönüşümde malik değilsiniz; pozisyonunuz "tapuya dönüştürme hakkı olan hak sahibi".

3. Yapı kayıt belgesi

Bu tamamen başka bir şey ve en çok karıştırılan da bu. Yapı kayıt belgesi, imar barışı düzenlemesiyle alınan, yapının kayda alındığını ve imar aykırılığının kayıt altına alındığını gösteren belgedir. Mülkiyet vermez, arsa hakkı vermez. Kendi arsanız üzerinde ruhsatsız kat çıkmışsanız işinize yarar; başkasının arsasındaki yapı için ise size mülkiyet kazandırmaz. Bu belgenin dönüşümdeki sınırlarını yapı kayıt belgesi ve imar barışı yazımızda anlattım; tahsis belgesiyle karıştırmamak için o yazıyı da okuyun.

4. Hiçbiri: sadece zilyetlik

Elinizde resmi hiçbir kağıt yoksa, hukuken durumunuz "fiilen orada oturan kişi" yani zilyettir. Bu, dönüşümde en zayıf pozisyon. Yine de elinizdeki her kayıt değerlidir: eski su ve elektrik abonelikleri, emlak vergisi kayıtları, numarataj belgesi, muhtarlıktan ikametgah geçmişi. İdare hak sahipliği tespiti yaparsa bu belgeler dosyanızı güçlendirir.

Teşhisi nasıl kesinleştirirsiniz? İki durak var. Birincisi tapu müdürlüğü: taşınmazın sicil kaydını sorgulatın, malikin kim göründüğünü öğrenin. İkincisi belediyenin imar müdürlüğü: parselin imar durumunu ve 2981 dosyanızın olup olmadığını sorun. Bu iki ziyaret olmadan atacağınız her adım tahmine dayanır.

Tahsis belgesini tapuya dönüştürmenin yolu nedir?

İyi haber şu: birçok dosyada bu belge tapuya dönüştürülebiliyor. Kötü haber de şu: bu iş kendiliğinden olmuyor, siz peşine düşmezseniz dosya çekmecede bekliyor.

Yol genel hatlarıyla şöyle işler. Belgeyi düzenleyen idareye, yani çoğunlukla belediyenin imar veya emlak istimlak müdürlüğüne başvurup dosyanızı açtırırsınız. İdare yapının ve arsanın durumunu inceler; yapının imar planına uygunluğunu, tahsis edilen alanın sınırlarını ve dosyanın eksiklerini değerlendirir. Uygun görülürse arsa bedeli belirlenir ve bu bedel genellikle taksitler halinde ödenir. Taksitler tamamlandığında ve idare tapu verilmesine karar verdiğinde tapu müdürlüğünde devir işlemi yapılır.

Eski dosyalarda en sık gördüğüm sorun, taksitlerin yarıda kalmış olması. Baba ödemeye başlamış, bir süre sonra bırakılmış, aradan yıllar geçmiş. Bu dosya genelde ölmez; idareye başvurup kalan borcun güncellenmesini ve ödemeye devam etmeyi talep edebilirsiniz. Ama ne kadar borç kaldığını, güncelleme yönteminin ne olduğunu ve kaç taksitte biteceğini sadece o idare söyleyebilir. İnternette dolaşan rakamlara, "filanca mahallede şu kadara verdiler" hikayelerine göre plan yapmayın.

Dönüştürmenin mümkün olmadığı durumlar da var. Başlıcaları şunlar:

  • Yapının imar planında yol, yeşil alan ya da park olarak ayrılmış yerde kalması. Kamusal kullanıma ayrılan alanda size tapu verilmez; bu durumda konu kamulaştırma ya da başka bir yerde hak tanınması çerçevesine kayar.
  • Alanın hazinenin özel tasarrufunda olması veya tahsis şartlarının değişmesi. Kimi taşınmazlar niteliği gereği devredilemez ya da başka bir kamu hizmetine ayrılmıştır.
  • Belgenin şartlarına aykırı davranılmış olması. Örneğin tahsis edilen alanın çok dışına taşan, sonradan büyütülmüş yapılarda idare tamamını tapuya konu etmeyebilir.
  • Dosyada hak sahipliği tartışması bulunması. Belge devredilmiş, miras paylaşılmamış veya birden fazla kişi aynı yer için hak iddia ediyorsa iş mahkemeye taşınabilir.

Bu maddelerin hiçbiri "imkansız" demek değil; "dosyanıza özel bakılması gerekiyor" demek. Ve bu bakışı ancak imar müdürlüğü, tapu müdürlüğü ve bir avukat birlikte yapabilir.

Hazine ya da belediye arazisindeki yapı: ecrimisil ne demek?

Tapusu olmayan yapıların büyük bölümü hazine ya da belediye mülkiyetindeki arazide duruyor. Yani duvarları siz ördünüz, çatıyı siz attınız, ama altındaki toprak size ait değil. Hukuken buna "başkasının taşınmazını izinsiz kullanmak" deniyor ve bunun bir bedeli var: ecrimisil.

Ecrimisil, kısaca işgal tazminatıdır. İdare, taşınmazını izinsiz kullandığınız dönem için sizden bir kullanım bedeli ister. Miktarı taşınmazın konumuna, yüzölçümüne, kullanım şekline ve idarenin belirlediği kriterlere göre hesaplanır; geriye dönük belirli bir dönem için de çıkarılabilir. Size bir tebligat gelir, itiraz süreniz vardır, ödemezseniz takibe konu olur. Rakamını buradan söyleyemem, çünkü hesabı yapan idaredir ve her taşınmazda farklıdır.

Peki bu dönüşümde önünüze nasıl çıkar? Üç şekilde. Birincisi, tahsis belgenizi tapuya dönüştürmek için başvurduğunuzda birikmiş ecrimisil borcunuz varsa bu borç dosyanızın önüne konur ve genelde çözülmeden ilerleyemezsiniz. İkincisi, idare projesi kapsamında size borçlanma karşılığı konut verilecekse, mevcut borcunuz bu hesaba eklenerek toplam yükünüz büyür. Üçüncüsü ve en can sıkıcısı, yıllardır varlığından haberdar olmadığınız bir borcun dönüşüm görüşmelerinin tam ortasında ortaya çıkması. Bu yüzden dönüşüm konuşulmaya başlamadan gidip borcunuzu sorgulatın. Sürpriz istemezsiniz.

Bu bölgelerde dönüşüm nasıl yürür?

Tapulu bir apartmanda süreç bellidir: riskli yapı raporu alınır, malikler çoğunlukla karar verir, müteahhitle anlaşılır. Gecekondu bölgelerinde bu yol çoğu zaman işlemez, çünkü riskli yapı süreci esas olarak tapulu ve malikli yapılar için kurgulanmıştır. Raporu aldırabilseniz bile, sonrasında karar verecek bir malikler topluluğu ve paylaşılacak bir arsa payı yoksa süreç yürümez. Riskli yapı raporunun nasıl alındığını ve neyi çözdüğünü riskli yapı raporu yazımızda bulabilirsiniz.

Bu alanlarda dönüşüm genellikle başka bir kapıdan girer: riskli alan ya da rezerv yapı alanı ilanı. Yani tek tek binalar değil, bir bölgenin tamamı idari kararla dönüşüm kapsamına alınır. Karar yukarıdan gelir; malikler ve hak sahipleri sürecin tarafıdır ama süreci başlatan onlar değildir. Bu üç kavramın birbirinden farkını riskli yapı, riskli alan ve rezerv alan farkı yazımızda ayrıntısıyla açıkladım; gecekondu bölgesinde oturuyorsanız o yazı sizin için bu yazının devamı sayılır.

Alan ilan edildikten sonra tipik olarak şu sıra işler. İdare alanda tespit çalışması yapar, yapıları ve kullananları kayıt altına alır. Ardından hak sahipliği tespiti gelir: kimin ne kadar hakkı olduğu, elindeki belgeye, yapının durumuna, oturma geçmişine ve idarenin kriterlerine göre belirlenir. Tapulu malik ile tahsis belgeli hak sahibi ile hiçbir kaydı olmayan zilyet aynı sonucu almaz; sıralama genelde bu yöndedir.

Sonuçta önünüze konan şey çoğu zaman "arsa payı karşılığı daire" değil, borçlanma karşılığı konut olur. Yani idare veya proje yürütücüsü size bir konut tahsis eder, karşılığında bir bedel çıkarır ve bu bedeli uzun vadede taksitle ödersiniz. Mevcut yapınızın enkaz bedeli, varsa hak sahipliğinizin değeri bu hesaptan düşülür. Kimi projelerde kira yardımı ya da taşınma desteği gibi kalemler de gündeme gelir. Tutarları buradan veremem; bunlar proje bazında belirlenir ve size yazılı olarak tebliğ edilir. Sözlü söylenen hiçbir rakama güvenmeyin, yazılı isteyin.

Dürüst olmam gerekirse: bu süreçler yavaş işler. Alan ilanı ile ilk anahtar teslimi arasında yıllar geçebilir ve arada plan değişiklikleri, itirazlar, davalar olabilir. Kendinizi buna göre hazırlayın; "iki yıla yeni evimde olurum" planı üzerine kurulan hayatlar çok defa sarstı insanları.

Müteahhitle anlaşma tarafı: neden bu kadar dikkatli olmalısınız?

Kat karşılığı inşaat sözleşmesinin mantığı basittir: arsa sahibi arsasını verir, müteahhit binayı yapar, üretilen bağımsız bölümler önceden belirlenen oranda paylaşılır. Bu denklemin ilk kelimesi arsa sahibi. Tapunuz yoksa o koltukta oturamazsınız. İmzaladığınız sözleşme, henüz sahip olmadığınız bir şeyi devretme vaadinden ibaret kalır.

Böyle bir sözleşme geçersiz olmayabilir ama sizi korumaz. En iyi ihtimalle "tapu çıkarsa şöyle yapacağız" diyen bir niyet metnidir; tapu çıkmazsa elinizde kağıttan başka bir şey kalmaz. Kötü ihtimalde ise müteahhide bugünden bağlanmış, pazarlık gücünüzü kaybetmiş ve süreci yönetme hakkınızı devretmiş olursunuz. Sözleşmenin olması gereken asgari unsurlarını kentsel dönüşüm sözleşmesi rehberimizde madde madde anlattım.

Bu bölgelerde en çok duyduğum cümle şu: "Siz imzalayın, tapu işini biz hallederiz." Bu cümleye karşı refleksiniz sabit olsun: hallederse önce halletsin. Tapu işlemleri idarenin yetkisindedir; hiçbir firma o sonucu garanti edemez. Garanti eder gibi konuşan biri ya süreci bilmiyordur ya da sizi bağlamak istiyordur. Sahada sık görülen diğer uyarı işaretlerini dolandırıcılık ve kırmızı bayraklar yazımızda topladım.

Vekaletname konusu ayrı bir başlık. Tapusu netleşmemiş bir dosyada geniş yetkili vekaletname vermek, kontrolü tamamen elden çıkarmak demektir; çünkü vekil sizin adınıza idareye başvurabilir, belge alabilir, taahhütte bulunabilir. Vekaletnamede yetkilerin ne kadar dar tutulması gerektiğini müteahhide verilen vekaletname yazımızda örnekleriyle yazdım. Kısa kuralı burada tekrar edeyim: satış ve devir yetkisi içeren vekaletname, avukatınız bakmadan imzalanmaz.

Firma seçimine gelince, mülkiyeti netleşmiş bir dosyada bile bu iş özenli yürütülmeli; tapusuz bir bölgede ise daha da özenli. Seçim kriterlerini firma seçimi malik rehberimizde derledim. Ama sıralamayı bozmayın: önce belge, sonra firma.

Adım adım ne yapmalısınız?

Elinizde tahsis belgesi varsa ya da hiçbir belge yoksa, önümüzdeki birkaç ay için yol haritanız şu olsun.

  1. Belgeyi teşhis edin. Çekmecedeki kağıdın başlığını okuyun. Tapu senedi mi, tapu tahsis belgesi mi, yapı kayıt belgesi mi? Fotoğrafını çekin, dijital bir kopyasını saklayın.
  2. e-Devlet tapu sorgusu yapın. Taşınmaz adınıza görünüyor mu? Görünmüyorsa malik değilsiniz; bu bilgiyle hareket edin.
  3. Tapu müdürlüğüne gidin. Taşınmazın sicildeki malikini ve varsa şerhleri öğrenin. Yazılı bilgi isteyin.
  4. Belediyenin imar müdürlüğüne gidin. Parselin imar durumunu ve yapınızın planda nereye denk geldiğini sorun. Yol ya da yeşil alanda mı kalıyor? Bu tek soru geleceğinizi belirler.
  5. 2981 dosyanızı sorgulatın. Dosya var mı, hangi aşamada, ödenmiş taksit var mı, kalan borç nedir? Devam ettirilebiliyorsa yazılı olarak süreci başlatın.
  6. Ecrimisil borcunuzu sorun. Varsa miktarını ve dönemini öğrenin; itiraz hakkınız ve süresi olup olmadığını not edin.
  7. Bölgenizin statüsünü öğrenin. Riskli alan ya da rezerv alan ilanı var mı, planlanan bir idare projesi var mı? Belediye ve ilgili idare bunu size söyleyebilir.
  8. Belgelerinizi tek dosyada toplayın. Eski abonelikler, emlak vergisi makbuzları, numarataj, ikametgah geçmişi, varsa harici senetler. Hak sahipliği tespitinde bunlar işinize yarar.
  9. Bir avukatla oturun. Gayrimenkul ve imar hukuku bilen biri olsun. Bu dosyalar standart değildir; genel bilgiyle yönetilmez.
  10. Mülkiyet netleşmeden imza atmayın. Ne sözleşme, ne vekaletname, ne de "sadece niyet beyanı" denilen kağıtlar.

Bu listeyi tamamladığınızda, bulunduğunuz noktayı ilk kez net göreceksiniz. Belki tapunuz çıkacak ve masaya malik olarak oturacaksınız; belki hak sahibi olarak bir idare projesinin parçası olacaksınız; belki de durumunuz düşündüğünüzden zor çıkacak. Üçünde de bilerek hareket etmek, tahminle ilerlemekten iyidir.

Özet

Toparlayayım. Tapu tahsis belgesi tapu değildir; 2981 sayılı İmar Affı kanunu kapsamında verilen, hak sahipliğini gösteren bir belgedir ve yerleşik uygulamada mülkiyet değil kişisel hak sağlar. Tapuya dönüşene kadar arsanın maliki idaredir, dolayısıyla dönüşümde malik sıfatıyla oy kullanamaz, kat karşılığı sözleşmenin arsa sahibi tarafı olamazsınız. Yapılacak ilk iş elinizdeki kağıdı teşhis etmek ve tapu müdürlüğü ile imar müdürlüğünden durumu teyit ettirmektir. Dönüştürme yolu idareye başvuru ve arsa bedelinin genellikle taksitle ödenmesinden geçer; imar planında yol veya yeşil alanda kalan yerlerde bu mümkün olmayabilir. Hazine ya da belediye arazisindeyseniz birikmiş ecrimisil borcunuz olup olmadığını mutlaka sorgulatın. Bu bölgelerde dönüşüm çoğunlukla riskli alan ya da rezerv alan ilanıyla, hak sahipliği tespiti ve borçlanma karşılığı konut mantığıyla yürür. Ve en önemlisi: önce mülkiyet, sonra müteahhit. Son not: bu yazı genel bilgilendirme amaçlıdır; dosyanıza özel sonuç için belediyenizin imar müdürlüğünden, tapu müdürlüğünden ve gayrimenkul hukuku bilen bir avukattan teyit almanız şarttır.

İlgili rehberler:

Sıkça Sorulan Sorular

›Tapu tahsis belgesi tapu yerine geçer mi?

Hayır. Tapu tahsis belgesi, 2981 sayılı İmar Affı kanunu kapsamında yapılan başvurular sonucunda idarenin verdiği, kişinin hak sahibi olduğunu gösteren bir belgedir. Yerleşik uygulamada bu belge mülkiyet hakkı değil, ileride tapuya dönüştürülmesi istenebilecek kişisel bir hak sağlar. Yani belge elinizdeyken taşınmazın maliki hâlâ hazine, belediye ya da ilgili idaredir. Kentsel dönüşümde malik sıfatıyla oy kullanmak, sözleşme imzalamak ve pay almak için bu belgenin tapuya dönüştürülmüş olması gerekir.

›Tapu tahsis belgemi tapuya nasıl çeviririm?

Yol, belgeyi düzenleyen idareye (genelde belediyenin imar veya emlak istimlak müdürlüğüne) başvurup dosyanızı açtırmakla başlar. İdare yapının ve arsanın durumunu inceler, arsa bedelini belirler ve bu bedel genellikle taksitli ödenir. Taksitler bittiğinde ve idare tapu verilmesine karar verdiğinde tapu müdürlüğünde devir yapılır. Eski dosyalarda ödemeler yarıda kalmış olabilir; bu durumda kalan taksitlerin güncellenerek tamamlanması istenir. Her dosya kendine özgüdür, tutarı ve şartları sadece ilgili idare söyler.

›Tapusu olmayan gecekondu sahibi kentsel dönüşümde hak sahibi olur mu?

Otomatik olarak malik sayılmaz, ama her zaman da eli boş kalmaz. Riskli alan veya rezerv alan ilan edilen yerlerde idareler çoğunlukla bir hak sahipliği tespiti yapar; tapu tahsis belgesi, yapı kayıt belgesi, elektrik-su aboneliği, oturma süresi gibi kayıtlar bu tespitte değerlendirilir. Sonuç genelde mülkiyet devri değil, borçlanma karşılığı konut ya da enkaz bedeli gibi bir hak olur. Kapsamı ve şartları projeden projeye değiştiği için, sonucu ancak ilgili belediye veya idare size yazılı olarak bildirebilir.

›Tapusu olmayan arsada müteahhitle kat karşılığı sözleşme yapılır mı?

Yapılabilir ama sizi korumaz. Kat karşılığı inşaat sözleşmesinin temeli, arsanın maliki olmanızdır; malik değilseniz müteahhide devredeceğiniz bir arsa payı da yoktur. Böyle bir sözleşme ileride tapu alırsanız işleyebilir, alamazsanız kağıt üstünde kalır ve yatırdığınız emek ile zaman gider. Doğru sıra şudur: önce mülkiyeti netleştirin, tapunuzu alın, sonra sözleşme masasına oturun. Tapu çıkmadan vekaletname vermeyin ve süreci hızlandırmak için imza atmayın.

İlgili araçlar & hesaplayıcılar

Haber bülteni

Yeni rehberler çıkınca haber alın

Bu yazı gibi pratik kentsel dönüşüm rehberleri yayınlandığında size mail atalım. Ayda 2-4 mail, spam yok.

Binanız için firma mı arıyorsunuz?

Ücretsiz başvurunuzu bırakın; bölgenizde kentsel dönüşüm yapan anlaşmalı inşaat firmalarıyla eşleştiğinde size dönüş yapılır. Bağlayıcılık yok, karar her zaman sizin.

İlgili yazılar

Ücretsiz Teklif Al